Gönderen: tashunko | Mart 9, 2009

BU KIZGINLIK NİYE?

Sevdalısı olduğumuz Altayımızın bu haftaki Ordu galibiyetinden sonra tekrar ilk 2 yarışına dahil olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğu, bu heyecanı daha önceki yıllarda da birçok kez yaşamıştık. Zorlu geçen maçlar, son dakika golleri, kaçan penaltılar, yanlış hakem kararları, yapılan diğer haksızlıklar aynı zamanda sinirlerimizinde gerilmesine yol açıyor.
Şimdi sizlere Altay taraftarına yapılan haksızlık ve kötü davranışlardan bahsetmet istiyoruz.
Yıllarca efendi taraftar olarak anıldık, anılmaya da devam ediyoruz. Gittiğimiz deplasmanlarda delikanlı ve centilmen taraftar olarak alkışlanıyoruz. Ancak hiç taşkınlık yapmadığımızdan, olay çıkarmadığımızdan mıdır bilmiyoruz, bu sakinliğimiz polisler tarafından suistimal edilmeye başlandı.
Üç sezon önce oynadığımız play-off yarı final maçından sonra 67 taraftarımız taşkınlık yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı.( Bu sayı Ankara Gözaltı tarihinde yasadışı bir örgütün eyleminden sonra yapılan en büyük gözaltıdır.) Hiç bir direniş göstermemelerine rağmen Ankara polisinin ağır küfür ve fiziksel darbelerine maruz kalmışlardı. Üstüne üstlük bir küsür milyarlık cezalar aldılar. Taraftarlarımız çok açık bir şekilde sindirilmeye çalışıldı. Sesimizi çıkarmadık.
İki sezon önce Kasımpaşayla oynadığımız finali kaybettiğimizden sonra stadtan çıkarken yine Ankara polisinin küfürlerine, itip kakmalarına maruz kaldık. Sesimizi çıkarmadık.
Geçen sezon içerde oynadığımız maçlarda polislerin çok açık bir şekilde küfürlerine, tekme ve joplarına maruz kaldık. Takımını ateşlemek adına meşale yakan arkadaşlarımız gözaltına alındı, tartaklandı. Para cezası verildi. Hemde sahaya meşaleleri atmadıkları halde. Sustuk, efendiliğimizi koruduk.
Bu sezon, daha sezonun başında TSYD Kupası maçı çıkışında kendi beceriksizlikleri yüzünden Karşıyaka taraftarıyla karşı karşıya getirildik. Çıkan kavgayı engellemeye çalışacaklarına, ayırmaya çalışan bizleri jopladılar acımasızca. Sustuk, içimize attık.
Taşlandığımız Güngören deplasmanında, bizleri taşlayanları yakalayacaklarına, kendini savunan ve haklı şekilde tepki gösteren taraftarlarımızı tartakladılar, gözaltına almaya çalıştılar. Sustuk, ses etmedik.
İçerdeki maçlarımızda merdivenleri kapattılar, aralardan geçmeye çalıştık, oturanların ayaklarına basmak zorunda kaldık. Tepki gösterenlerimiz gözaltına alınmakla tehdit edildi, tartaklandı.
Maçı ayakta seyreden, takımını desteklemek için hiç durmadan bağıran gençlere oturmalarını ya da kenara çekilmelerini söylediler, görevlerini unutup maçı seyretmek için. Görevlerini hatırlatmadık. Sustuk.
Binbir emekle yaptığımız pankartlarımıza el konuldu. ” Yüksel ki sen kararsın ay” yazan pankartımızın hangi anarşist yapıya ait olduğu sorgulandı. Binbir zorlukla soktuk stadlara. Sonunda şampiyonluk zaten senin ruhunda dediğimiz dev pankart gözaltına alındı. Günlerce Emniyetin nezarethanesinde aç, susuz çürümeye bırakıldı. Zorla kurtarabildik ellerinden. Yabancı futbolcularımızı motive etmek için ülkelerinin bayraklarını astık, korktular, izin vermediler. Ricalarla izin alabildik.
Son olarak Galatasaray maçında açtığımız ” Haramilerin Saltanatını Yıkacağız” pankartımıza sebepsiz yere el koydular. Bir arkadaşımız maç boyunca pankartla beraber stadın altında bir yerde kilitli tutuldu. Türlü hakaretlere maruz kaldı. Peki suçu neydi? Altay’ ı sevmek mi?
Haramilerin saltanatını yıkacağız pankartımızın varlığından şüphe duyuyoruz. Emniyetin kazan dairesinde yakılmış olabilir mi? Suçluluk psikolojisiyle kendilerinin harami olduklarını kabul etmelerinden almış olabilirler mi pankartımızı? Çok yazık, biz halbuki İstanbul’ daki Anadolu futbolunun yıllardır sömüren o üç kulübe ithafen yapmıştık aslında. Hep içimize atıyoruz. Susuyoruz.
Atatürk Stadında oynadığımız Karşıyaka maçında neden yağmur altında beklemek zorunda kalıyoruz? Ya da Maçlardan sonra staddan neden kovalanıyoruz? Bir aceleleri mi var yoksa? Bir Pazar günümüz vardı onu da bu … Altaylılara harcadık, zaten mesai parası da almıyoruz; diye mi düşünüyorlar acaba? Bu yüzden mi küfür ediyorlar, itip kakıyorlar. Bu yüzden mi bu jopları yiyiyoruz hiç bir suçumuz yokken?

Bu saldırganlık niye? Biz size ne yaptık?

Hemen cevap verelim.
Biz sizi … gibi bıçaklamadık. Biz sizi … gibi dövmedik. Kafanızı kırmadık, jopunuzu almadık, telsizinize el koymadık. Biz sizi … gibi staddan kovmadık. Bizden korkmuyorsunuz biliyoruz. Bunun nedeni hep efendi olmamız. 95 yıllık tarihimizin en kötü dönemlerini yaşarken, hepimiz bu takım için deliye dönmüşken, bir çoğumuz ölüme yürümüşken, bundan sonrası için bu hakaretlere, bu faşizan tavırlara, bu gözaltılara, bu pankarta el koymalara ne kadar dayanabiliriz bilmiyoruz.
Önümüzde oynayacağımız çok kritik maçlar var, sinirler oldukça gergin olacak. Ve biliyoruz ki sizin bu tavırlarınız devam edecek. İnanın artık bizim sabrımız kalmadı.
Biliyoruz ki bu talihsizlikler Kasımpaşa maçıyla başladı. Futbol tarihinin en kötü, en garip maçlarından birini yaşadık. Çok ağladık. Birçoğumuz intiharı düşündü. Bunalıma girdik, aylarca çıkamadık. Ancak bu sene elimize önemli bir fırsat geçti. Süper lige çıkma fırsatı. Borçlarımızı ödeme fırsatı. Yeniden güneşli güzel günler görme fırsatı… Psikolojimizi anlamaya çalışın…
Çok doluyuz, aynı acıları tekrar yaşamak istemiyoruz.
Bundan sonrası yapılan hiç bir haksızlık karşısında susmayacağız. Bizi sindiremeyeceksiniz. Kendimizi savunmak için elimizden geleni yapacağız. Gerekirse sizi evimizden, yani tribünümüzden kovacağız. Bizi sakın küçük görmeyin, çünkü gücümüzü Atamızdan alıyoruz. Sık sık Bursa Nutku’ nu okuyoruz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: